Mehmet Şandır
Ateş dansı
Şeytanın ateş dansını seyrediyoruz!
Ateş dansı, antik çağlarda savaş öncesi gece yapılırmış; alevle karanlık arasında oluşan görsel kontrast dansçıların hızlı hareketleri ile gizemli bir etki uyandırsın, savaşçıları ölüme hazırlasın diye...
İnsanlık, çok uzun zamandır, küresel güçlerin yaktığı ateşte bir ölüm dansı seyrediyor.
Bu ateş dansı, ABD'nin tüm Avrupa'yı da yedeğine alarak "kimyasal silah üretiyor" gerekçesiyle 1991 yılında Irak'a saldırmasıyla başladı. 1992 yılında Avrupalıların himayesinde ve desteğinde Bosna Hersek'te Müslüman Boşnaklara yapılan soykırımla devam etti. Aynı tarihlerde Afganistan'da başlatılan savaş hala sürüyor.
Rusya, 1994'de Çeçenistan'a, 2008'de Abhazya'ya, 2014 yılında Ukrayna topraklarına saldırdı; Kırımı işgal etti: Savaş hala devam ediyor. Rusya'nın desteğindeki Ermenistan 1992 yılında Azerbaycan'a saldırdı; dünyanın gözleri önünde Hocalı katliamı yaşandı.
ABD, 2003 yılında yalan gerekçelerle yeniden Irak'a saldırdı ve işgal etti.
2010 yılında başlatılan ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Libya, Tunus, Mısır, Yemen ve Suriye'de demokrasi adına yapılan iç savaşlarda binlerce insan öldü.
İsrail, 2006 yılında başlattığı Lübnan saldırılarını günümüzde soykırım boyutuna taşıdı. Bugün, Gazze'de, Lübnan'da ve İran'da tüm acımasızlığıyla yakıyor, yıkıyor ve insanları öldürüyor. Geçen hafta çarşamba günü Lübnan'ın başkenti Beyrut'un merkezindeki yoğun ticari ve yerleşim alanlarını herhangi bir uyarı yapmadan vurdu. Bir günde 254 insanı uzaktan attığı bombalarla katletti, binlerce yaralı var, yıkılan binaların enkazı altında daha kaç ölü ve yaralı var bilinmiyor. ABD'nin desteğinde ve Avrupalıların himayesinde yapılan bu vahşeti tüm dünya çaresiz seyrediyor. Artık İsrail'e güç yetmez oldu. ABD Başkanı Donald Trump, "Lübnan'a yönelik saldırıları azaltması gerektiğini" Netanyahu'ya sanki utanarak söyler oldu...
Şimdi, İran yanıyor; Japonya'nın Hiroşima ve Nagasaki şehirlerine ikinci Dünya savaşında atılan atom bombalarının toplam gücünden onlarca kat daha güçlü bombalarla şimdi İran yakılıyor, yıkılıyor. Hedef gözetmeden, okullar, hastaneler, köprüler, fabrikalar, limanlar, rafineriler, petrol kuyuları, hatta su arıtma tesisleri bile vuruluyor. Ölenin, yaralananın sayısı belirsiz; tam bir katliam yapılıyor. Bir zamanlar "ateşe tapanların ülkesi" olan İran, ateş topuna dönüştü. Siyonist ve Evangalist Trump ve Netanyahu, “Ateşe tapan şeytanlar”, İran'ın, Lübnan'ın ve Gazze'nin enkazı üzerinde aslında bir ateş dansına başladılar; tüm insanlığı bir küresel savaşa hazırlıyorlar...
"Ateşkes görüşmeleri" bir aldatmadır...
"Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak" diyerek İran'ı tehdit etmesine rağmen on beş günlük geçici ateşkes ilan eden Trump'ın sözüne inanmak mümkün mü?
Ava giden avlanacak(!) Ölümü şahadet bilmiş İranlıların sabrı, direnci, vatan sevgisi ve asaleti bu çapulcuları perişan edecektir. Esas ateş dansını mazlumlar yapacaktır!
Günümüzden yedi bin yıl önce bir devleti olan İranlılara karşı yine günümüzden sadece 250 yıl önce devlet kurabilen Amerikalıların başarılı olması, savaşı kazanması mümkün mü?
İnsanlık tarihine Med, Pers, Sasani, Safevi, Selçuklu, İlhanlı ve Fars medeniyetlerini armağan eden bir insan topluluğuna karşı Avrupa'nın hapishane kaçkınlarının kurduğu ve sömürgecilikle küresel güce dönüşen devletin başarılı olması mümkün mü?
Coğrafyanın karakteri milletlerin kaderini belirlermiş. Ortadoğu coğrafyasının binlerce yılda oluşan karakteri var; burada işgalciler, istilacılar kalıcı olamaz. Burada yabancılar ateş dansı kuramaz, oyun kuramaz...Deneyenler mutlaka mağlup olmuşlar, perişan bir şekilde yurtlarına çekilmek zorunda kalmışlardır veya bu coğrafyanın derin vadilerinde yok olup gitmişlerdir. "Geldikleri gibi geri gitmek" birçoklarına nasip olmamıştır.
Zaman kendini tekrarlayacaktır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupalıların yaşadığı zilleti bu yüzyılda ABD'liler yaşayacaktır. Okyanus ötesinden gelip bu coğrafyada dans etmenin mümkün olmadığını er ya da geç ABD'liler de görecektir!
Lanetlenmiş siyonistlerin yalanlarının peşinden gitmek çok ağıra mal olacaktır.
Yaptırımlarla kırk yılda yıkamadığınız İran'ı kırk günde teslim alabileceğinizi mi sandınız!
Şimdi ateş dansı sırası İranlılarda...
Ateşkes talebi, Trump'ın saplandığı Ortadoğu bataklığından kurtulmak için çırpınışıdır!
Bu arada;
Ülkemiz, bu ateş denizinin ortasında bulunmaktadır.
Milletimiz bu coğrafyanın yerlisidir; her karış toprağında izi vardır...
Bizimle, ateş dansı yapmak isteyen kim varsa biz buradayız!
Netanyahu canisine duyurulur!