Ümit Sezgin
Nazar boncuğu
Bu maç Guendouzi ve Musaba’nın ne kadar gerekli transferler olduğunu ortaya koydu. Sizce de saçma değil mi; Ara transferde aldığınız oyuncuyu oynatamıyorsunuz, oysa sattığınız oyuncu kadronuzdan eksiliyor. UEFA’nın bu kuralı nedeniyle Fenerbahçe sahaya Guendouzi ve Musaba olmadan çıktı ve onları çok aradı. Tedesco, ilk 11’de Talisca’nın olmamasına, “Sakatlıktan döndü, üst üste iki maç 90 dakika oynadı” diyerek, yorgunluk gerekçesini gösterdi.
Canınızı sıkmayın, Fenerbahçe iyi bir takıma, Premier Lig’in üçüncü sırasında yer alan takıma yenildi. Bu maç gösterdi ki, Aston Villa seviyesinde takımlarla başa baş oynamak istiyorsa, kadrosuna takviyeler yapmak zorunda. Kerem gibi, Nene gibi isimlerle bu seviyeler zor. Ayrıca Tedesco’nun maç sonunda dile getirdiği, “Aston Villa’nın 8 maçını izledim, Premier Lig’in en büyük takımları bile bizim kadar pozisyon üretemedi” görüşü de yabana atılamaz.
Maç Tedesco’nun kenardan oyuncularına “ileri çıkın” çırpınışlarıyla başladı. Ancak önde 6 kişiyle basan ve oyuna hakim olan İngilizlerdi. Orta sahadan defans arkasına atılan toplar her defasında tehlike yaratırken, tıpkı Alanya maçında olduğu gibi sol kanat Fenerbahçe’nin yumuşak karnıydı. Birbirleriyle hiç tanışmıyorlarmış gibi görünen Semedo-Kerem ikilisi neredeyse hiç paslaşmadı bile. Kerem artık Avrupa maçlarında da yokları oynuyor. Maç sonlarında ofsayta takılan golü dışında ne yaptı derseniz, “Hiçbir şey”.
Son derece kompakt oynayan, hatları arası neredeyse 30 metreden fazla açılmayan İngilizler hiç az oyuncu ile yakalanmadı. Sarı Lacivertliler, zaman zaman önüne kadar gitseler de ceza sahasına bile girmekte zorluk çekti.
Günün sürprizi Mert Müldür oldu. Sağ kanatta etkili oynayan Mert, kritik üç dört hamleyle de ikinci gole izin vermedi. Skriniar ve İsmail de takımı ayakta tutan isimlerdi.
İkinci yarıya aynı kadro ile çıktı Tedesco ama kısa sürede pişman oldu, 55’de Semedo’yu çıkarıp Yiğit Efe’yi sağ beke Mert’i sol beke çekti, Nene’yi çıkarıp Talisca’yı oyuna aldı.
Talisca’nın oyuna girer girmez kaçırdığı gol inanılmazdı. Gol kaçtı ama Fenerbahçe bir miktar canlandı. Son yarım saatte Fenerbahçe Aston Villa’yla kafa kafaya oynadı, VAR’la ofsayta takılmasa golü de buldu ama gerisini getiremedi.
Oyunun hakemi, tıpkı Galatasaray-Atletico Madrid maçının hakemi gibi başarılı, ne yaptığını bilen ve hiçbir numarayı yutmayan bir isimdi. Her kararına, özellikle “müdahale topaydı” yorumlarına imza atarım. Bizde bıraktım böyle hakemler olmasını, hala hakem süsü verilmiş ne idüğü belirsizler cirit atıyor.
Cihan Aydın denen tescilli Fenerbahçe düşmanı, Galatasaray kadrolusunu Göztepe maçına verdiler. Sevgili MHK, Fener’in maçına bu lüzumsuzu vereceğinize bırakın Okan Buruk yönetsin maçı. Okan Buruk bile utanır bu adamın önceki maçlarda verdiği kararları vermeye. Bu atamanıza provokasyon demezler mi? Fenerbahçe taraftarını daha fazla çıldırtacak bir isim arasanız da bulamazsınız, bravo size.
Bir de Villa’nın Hocası Unai Emery, bu maçta bizdeki bir teknik direktöre (o kendisini bilir) ders verecek bir davranışta bulundu. Ceza sahası önünde kendini yalandan yere atan Tielemans’ı oyundan alması, tepki göstermesi ibretlikti.