Emre Özpeynirci

Emre Özpeynirci

Sanayide otomobil alarmı

Türkiye otomotiv sanayiinde üretim tarafındaki kırılma giderek daha net görülmeye başladı. Yılın ilk 4 ayında toplam üretim yüzde 3.4 düşerek 448 bin 428 adede gerilerken, asıl sert daralma otomobil tarafında yaşandı. Otomobil üretimi yüzde 15.3 düşüşle 250 bin 276 adede indi. Benzer tablo ihracatta da ortaya çıktı. Toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 9.3 gerileyerek 300 bin 718 adet olurken, otomobil ihracatındaki düşüş yüzde 27’e ulaştı. Buna karşılık ticari araç ihracatı yüzde 15 arttı. Yani sektör şu an adeta ticari araç üretimiyle ayakta kalmaya çalışıyor. 4 ayda kapasite kullanım oranının da %63 seviyesinde olması, üretimdeki zayıflamayı net olarak gösteriyor.

TİCARİ ARAÇ ARTIYOR

Nitekim Otomotiv Sanayi Derneği’nin (OSD) paylaştığı üretim verileri de bunu ortaya koyuyor. İlk 4 ayda otomobildeki kayba karşı, ticari araç üretimi yüzde 17 artarken, ağır ticari araçta artış yüzde 20’ye ulaştı. Hafif ticari araç üretimi de yüzde 17 yükseldi. Buna karşın binek otomobil tarafındaki sert düşüş, toplam sanayi performansını aşağı çekmeye devam ediyor. Üstelik önümüzdeki dönemde tablo daha da zorlaşabilir. Çünkü mayıs ayında tatiller nedeniyle üretim tarafında sadece yaklaşık 15 iş günü bulunuyor. Bu nedenle mayıs verilerinin çok daha sert daralma göstermesi sürpriz olmayacak.

otomotiv-tablo

KIRILMA HAZİRAN’DA OLACAK

Asıl kritik kırılma ise haziran sonunda yaşanacak. Türkiye otomotiv sanayiinin son 10 yılına damga vuran modellerden Fiat Egea’nın üretimi sona erecek. Tek başına yıllık yüz binlerce adetlik hacim yaratan modelin üretimden kalkması, özellikle otomobil üretimi ve ihracatında yeni bir boşluk yaratacak. Bu boşluğun yeni bir model gelmezse kısa vadede doldurulması ise kolay görünmüyor. Hyundai’nin İzmit fabrikasında ağustos sonunda üretimine başlayacağı elektrikli Ioniq 3, Renault’un yıl sonunda üreteceği ilk Dacia modeli önemli bir yatırım olsa da, bu yıl için mevcut kaybı tek başına telafi etmeye yetmeyecek gibi görünüyor. Çünkü Türkiye otomotiv sanayiinin temel sorunu artık sadece üretim miktarı değil; yüksek hacimli otomobil üretimindeki erime. Bugün ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor; Türkiye otomotiv sanayii artık otomobilde küçülüyor, ticari araçla ayakta kalmaya çalışıyor. Sonuç olarak BYD yatırımı gelmeli, diğerlerini çekmek için de uğraşılmalı.

140 yıllık yıldızdan elektrikli Doğu Ekspresi

Otomobilin mucidi Mercedes, 140. yaşını Türkiye’de oldukça özel bir etkinlikle kutladı. Marka, bu köklü mirası Erzurum’dan Erzincan’a uzanan baştan sona özel Doğu Ekspresi yolculuğuyla bir araya getirirken, etkinliğin finalinde Türkiye pazarına sunulan tamamen elektrikli yeni GLC 400 4MATIC Edition 1 AMG ve GLB 200+ AMG modellerini tanıttı. Aslında ortaya çıkan tablo, Mercedes’in geçmiş ile geleceği aynı sahnede buluşturma stratejisinin güçlü bir özeti gibiydi. Bir tarafta 140 yıllık otomotiv mirası ve nostaljik Doğu Ekspresi atmosferi, diğer tarafta ise markanın yeni nesil elektrikli modelleri yer aldı.

mercedes1

Mercedes’in dünya çapında en çok satan modeli olan GLC’nin tamamen elektrikli versiyonu, markanın yeni nesil 800 volt mimarisini taşıyor. Bu sistem sayesinde şarj süreleri ciddi şekilde kısalırken, model WLTP’ye göre 638 kilometreye kadar menzil sunuyor. Araç sadece 10 dakikalık şarjla yaklaşık 300 kilometrelik ek menzil sağlayabiliyor. Türkiye’de ön satışa sunulan 489 beygir gücündeki elektrikli GLC 400 4MATIC Edition 1 AMG’nin başlangıç fiyatı ise 6 milyon 950 bin TL olarak açıklandı. Türkiye’ye özel motor seçeneğiyle nisan ayında satışa çıkan elektrikli GLB 200+ AMG ise 85 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle WLTP’ye göre 590 kilometreye kadar menzil sunuyor. Modelin başlangıç fiyatı 4 milyon 350 bin TL seviyesinde bulunuyor.

Lansmanda konuşan Mercedes Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan, markanın premium segmentteki liderliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “2026’nın nisan ayı itibarıyla 7 bin 483 adetlik satışla premium segmentte lider konumdayız. Geçtiğimiz yıl satışlarımızın yüzde 20’sinden fazlasını elektrikli modellerimiz oluşturuyordu. Tamamen elektrikli modellere olan ilginin bu yıl da artarak devam edeceğini öngörüyoruz.”

281 beygir gücünde elektrikli cep roketi

Stellantis Grubu’nun bünyesindeki Alman otomobil üreticisi Opel, performans odaklı GSE ailesinin en yeni üyesini tanıttı. Yeni Corsa GSE, sadece güçlü teknik verileriyle değil, Opel’in uzun süredir geri planda kalan sportif kimliğini yeniden sahneye taşımasıyla da dikkat çekiyor. 281 beygir güç ve 345 Nm tork üreten elektrikli model, 0’dan 100 km/s hıza sadece 5.5 saniyede ulaşıyor. Böylece yeni Corsa GSE, Opel tarihinin seri üretimdeki en hızlı modeli unvanını da almış oldu. Yeni modelde sadece güç artışı değil, sürüş karakterini destekleyen ciddi teknik güncellemeler de bulunuyor. Üstelik tüm bu performansa rağmen modelin WLTP normuna göre birleşik enerji tüketimi sadece 18.5 kWh/100 km seviyesinde. Kısacası Opel, elektrikli çağda sadece verimlilik değil, heyecan da satmak istediğini net şekilde gösteriyor.

yeni-opel-corsa-gse-3

Önceki ve Sonraki Yazılar
Emre Özpeynirci Arşivi

Savaşma, ortak ol!

11/05/2026 07:00

Yine yeniden Amerika

23/03/2026 07:00