Haldun Solmaztürk
Soru 1. NATO’nun İran’da ne işi var? Soru 2. Bu kararı kim verdi?
NATO’nun 2011 yılında—Fransa ve ABD öncülüğünde— ‘rejim değişikliği’ için Libya’ya müdahalesine Başbakan Erdoğan’ın ilk tepkisi “NATO’nun Libya’da ne işi var?’ olmuştu.
Daha bir ay geçmeden Türkiye de Libya’daki rejim değişikliğinin parçası olmuştu bile…
Tarih tekerrür ediyor sanki.!
Hatırlayanlar vardır; 2017 yılında Hollanda ile bir kriz yaşanmıştı. Atı-Alan-Üsküdar’ı-Geçti referandumu için Hollanda’ya giden AKP’li bakanı ‘istenmeyen kişi’ olarak sınır dışı ettiler. Tayyip Bey çok kızmış, “Nazi kalıntıları” diye tepki göstermişti. AKP’li gençler de Hollanda’yı temsilen portakal kesip suyunu içerek anlamlı (!) protestolarda bulunmuşlardı.
O dönemin Hollanda Başbakanı Mark Rutte, 2024 yılında NATO Genel Sekreterliğine aday gösterildi. Bizimkiler mırım-kırın ettiler ama emir büyük yerdendi; sonunda razı oldular.
İşte o Rutte, ABD ve İsrail İran’a saldırdığı sıralarda, NATO Genel Sekreteri sıfatıyla, Trump’a methiyeler düzüyordu: “Başkomutan, özgür dünyanın lideri, Başkan Donald J. Trump, Hamaney'i yok ediyor, İran'daki nükleer kapasiteyi ortadan kaldırıyor, balistik füze programını da yok ediyor”. Başkan Trump’a büyük destek [a.b.] varmış. NATO müttefikleri, ABD çıkarları uğruna, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik harekatına ‘kilit destek’ sağlıyorlarmış.
Geçen gün, “Harekat uluslararası hukuka uygundur. İran nükleer yeteneğe sahip olmaya çok yakın. Sadece İsrail’e değil, Avrupa’da bize de çok büyük tehdit teşkil ediyor” diyordu.
Aynı saatlerde, Milli Savunma Bakanlığı, "İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye üzerinden Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın [a.b.] Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirildiğini" duyurdu. MSB, NATO ve diğer müttefiklerimizle (!) istişare içinde olmayı sürdürecekmiş.
NATO sözcüsü, "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınadı". NATO, Türkiye dahil tüm müttefiklerin [herhalde özellikle bir müttefikin] yanında kararlı şekilde duruyormuş.
Bu arada Dışişleri Bakanı, İran Dışişleri Bakanı ile görüşmüş; İran’ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmış, “Endişelerimiz iletilmiş”.
Gelen füzenin hedefinin ne ya da neresi olduğu belirsiz…
Balistik ‘mühimmatı’ tahrip eden ‘NATO’ füzesinin parçaları Dörtyol’a düştü. Yani hedef Kıbrıs’taki egemen İngiliz üsleri de olabilir İncirlik de…
Tam da şimdi ihtiyaç duyulan S-400 hava savunma sisteminin nerede olduğu ise meçhul…!
Bu arada İran, Türkiye’yi hedef almadıklarını ve hükümranlığına saygı duyduklarını açıkladı.
Bunlar bildiklerimiz ama bir de orta yerde duran bazı kritik sorular var…
Eskişehir’deki NATO Birleşik Hava Harekat Merkezi (CAOC) 2013 yılında kapatılmış, görev ve yetkileri İspanya’da Torrejón’daki CAOC’a devredilmişti. Türkiye’deki, Kürecik dahil çok sayıda radar üssü de—NATO Entegre Hava ve Füze Savunma Sistemi içinde—oraya bağlı olarak çalışıyor. Ancak hava savunma görevi alacak platformlar ve silah sistemlerinin bölgede konuşlanmaları bambaşka bir konu…
NATO, Baltık bölgesindeki ‘Baltic Sentry’ harekatını—Polonya’nın talebi üzerine—daha 2025 başında başlatmıştı. Daha sonra, bazı Rus dronlarının Polonya hava sahasını ihlal etmeleri üzerine ‘Eastern Sentry’ harekatı başlatıldı. O zaman, Polonya’nın çağrısı üzerine NATO’nun siyasi karar alma organı Kuzey Atlantik Konseyi toplanmış, durumu görüşmüş, karar almış ve NATO askeri makamlarını görevlendirmişti. NATO Genel Sekreteri ve NATO Avrupa Komutanı ortak bir basın toplantısıyla bu harekatı duyurdular. Harekata Danimarka, Fransa, İngiltere, Almanya hava, kara ve deniz unsurları tahsis ettiler.
Bu unsurlar Almanya’da Alplerin kuzeyinden sorumlu Uedem’deki CAOC kontrolündeler…
Şimdi anlıyoruz ki, NATO Akdeniz’de de benzer bir konuşlanmaya gitmiş yani harekat icra ediyor ve Türkiye’nin hava sahasına müdahil oluyor, balistik füzeleri ateş altına alıyor.
Bu bildiğimiz, gördüğümüz; ama cevabını bilmediğimiz birçok soru var:
Soru 1. NATO’nun İran’da ne işi var.?
Soru 2. Bu kararı kim verdi.?
…Türkiye’nin NATO’dan IV. Madde çerçevesinde bir müzakere ve askeri destek talebi oldu mu? Yoksa NATO Genel Sekreteri durumdan vazife mi çıkardı?
Doğu Akdeniz’deki NATO harekatı Türkiye’nin de destek verdiği, onayladığı bir siyasi karara ve askeri plana mı dayanıyor? Yoksa NATO siyasi ve askeri makamları kendi kafalarına göre mi takılıyorlar?
NATO harekatı ile ABD-İsrail harekatının emir-komuta, yetki ve sorumluluk sınırları nedir?
Bu harekatın angajman kuralları Türk hava sahasına müdahaleye izin veriyor mu?
Harekat kimin emir-komutasında; hedefi kim tespit etti ve Türk hava sahasındaki füzeye ateş açma emrini kim verdi?
Ve de NATO Genel Sekreteri’ne—tüm NATO üyeleri ve bu arada Türkiye adına—ABD ‘savaş’ bakanı gibi demeçler verme yetkisini kim verdi?
Birileri, Libya’da olduğu gibi NATO’yu ve Türkiye’yi savaşa mı çekiyor.?
Gazete Pencere, 6 Mart 2026