Ucuz gıda arayışı sürecek

Bu hafta hem enflasyon patikasının yönünü etkileme hem de TCMB’nin önümüzdeki aylardaki aksiyonlarına yön verecek olması nedeniyle tüm dikkatler ocak ayı enflasyon verisine çevrilmişti. TCMB Başkanı Karahan, Londra ve New York'ta yatırımcılara para politikasına ilişkin yaptığı sunumlarda enflasyonun önümüzdeki iki ay içinde dalgalanma gösterebileceğine değinmişti. Nitekim TÜİK’in açıkladığı ocak ayı aylık ve yıllık TÜFE rakamı beklentilerin de üzerinde geldi. Ocak ayında aylık enflasyon keskin bir artışla %4,84 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon ise 30,65 oldu. Bu artış ile ücret artışının maliyet artışına neden olduğu düşüncesine bağlı olarak fiyatlama davranışlarındaki sıkıntının devam ettiği ve enflasyon beklentilerinin frenlenemediği görüldü. Bu talep düşük ücretli grubundan gelmediğine göre servet etkisinin önemli rol oynadığı bir kez daha görüldü.

TÜİK'in açıklamasına göre fiyatların bir önceki aya göre artışına en fazla katkıda bulunan üç ürün grubu, gıda ve alkolsüz içecekler ile ulaştırma ve konut oluşturdu. Bunların aylık değişimleri gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59 artış, ulaştırmada yüzde 5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 4,43 artış olarak gerçekleştiği görüldü.

Fiyatların bir önceki yıla göre artışında ise yine yüzde 31,69 ile gıda, yüzde 29,60 ile ulaştırma ve yüzde 45,36 ile konut-enerji gruplarının en güçlü etkiyi yaptığı belirtildi.

TÜİK aralık ayında belirttiği üzere Avrupa standartlarına uygun olarak, ocak ayında TÜFE hesaplamalarında enflasyon sepetinde yer alan ürünleri ve ağırlıklarını güncellemekle kalmayıp baz yılı da 2003 yerine 2025'in esas aldı.

Buna göre 2026 yılında sepete giren maddeler arasında elektrikli araç şarjı, robot süpürge, güneş kremi, simit, hazır yiyecekler, bebek elbisesi, kuru hurma, konut bakımına yönelik masraflar ve işçilik ücretleri, kurye servisleri gibi malların dağıtım ücretleri, umre ücreti ve anaokulu ücreti gibi 38 kalem var.

Sepetten çıkan 30 kalem içerisinde gazete, dergi, sabit hat görüşmesi, dizel otomobil, yufka, çocuk elbisesi, kravat, otopark ücreti, müzik aletleri, fotoğraf çekme ücreti yer alıyor.

Ana harcama grubuna göre gıda ve alkolsüz içeceklerin 24,96 ile en yüksek orana sahip olduğu düşünülürse açıklanan enflasyon rakamından gıdayı çıkardığımızda yıllık tarafta TCMB’nin patikasından çok uzaklaşılmadığı söylenebilir. Üstelik gıda zaten TCMB’nin etki alanı dışında. Yani bu durumda dezenflasyon politikasında başarılı olunduğu söylemleri birbirini ardına gelmeye devam edecek. Nitekim Sayın Şimşek yaptığı değerlendirmede “Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz. Arz yönlü adımlarla desteklenen dezenflasyon politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Böylece enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve fiyatlama davranışlarındaki katılıkların azalmasını bekliyoruz." yönünde açıklamada bulunurken; Cumhur Başkanı Yardımcısı Sayın Yılmaz ise ocak ayı enflasyonunda gıda ve hizmet kalemleri ön plana çıkarken, özellikle dönemsel arz koşullarına bağlı olarak yükselen taze sebze ve meyve fiyatlarının gıda fiyatlarındaki artışta önemli rol oynadığını belirtti. Temel mal enflasyonunun ise aylık bazda ılımlı seyrini sürdürdüğünü, yıllık yüzde 17,45 seviyesine indiği değerlendirmesinde bulundu. Elbette ki bu azalma da kurun etkisi göz ardı edilemez.

Ayrıca gıda enflasyonundaki artış kalıcı bir sorun olmasına rağmen olumsuz hava koşullarının etkisine bağlanması özellikle girdi fiyatlarının ve artan üretim maliyetinin arz koşullarını etkilediğinin dikkate alınmaması önemli bir eksiklik.

Diğer yandan hedeflenen enflasyonu destekleyecek rakamdan çok uzak olan resmi enflasyon verisi yaşanılan enflasyonun altında belirlenen ücretlerin daha ilk aydan itibaren erimeye başladığını da ortaya koydu. TÜRK-İş tarafından hazırlanan araştırmaya göre ocak ayında açlık sınırının 31.224 TL yoksulluk sınırının ise 101.706 TL. ulaştığı göz önüne alındığında düşük gelir grubunun (asgari ücretli ve emeklilerin) gıdaya erişimi daha da zorlaşacak ve bu gelir grubu marketleri ve pazarları dolaşarak ucuz gıda arayışını sürdürmeye devam edecek.

Her ne kadar Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında, uygulanan programın olumlu etkilerinin makro ekonomik ve finansal göstergelere net şekilde yansıdığı belirtilse de yüksek enflasyona ilişkin risklerin yukarı yönlü olması dar gelirlinin açlık ve yoksulluğunun kalıcılığını destekliyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serap Durusoy Arşivi

Aynı yönde devam

15/01/2026 07:00

Yastık altına umut bağlamak

11 Aralık 2025 Perşembe 07:00

İyimser Büyüme ve Enflasyon Verisi

04 Aralık 2025 Perşembe 07:00

Yoksulluğa Kavramsal Çözüm

27 Kasım 2025 Perşembe 07:00

Gıda Enflasyonu Korkutucu

13 Kasım 2025 Perşembe 07:00

En büyük meselemiz Açlık ve Yoksulluk

06 Kasım 2025 Perşembe 07:00

Siyasi Travma Ekonomik Travmayı Besliyor

18 Eylül 2025 Perşembe 00:20

Masum olmayan büyüme ve enflasyon

04 Eylül 2025 Perşembe 07:00