Yeni bahane Ortadoğu’daki gerilim mi olacak?

Küresel finans krizinden beri korumacı politikalara yönelme eğilimiyle birlikte dünya ekonomisinde bir makas değişimi yaşanıyor. Ekonomik sorunlara korumacılıkla çözüm bulma çabaları şüphesiz ki küresel ekonominin kurallarını değiştiriyor. Yeni küresel ticaret politikasının önemli bir bileşeni olan korumacılık süreçteki kutuplaşmayı da her geçen gün perçinliyor.

Özellikle Trump’ın ekonomik güvenliği ulusal güvenliğin öznesi olarak gören anlayışı küreselleşme sürecinin kodlarını da değiştirdi. 2.Trump dönemi, 1.Trump döneminden çok daha sert uygulamaları ve eylemleri beraberinde getirdi. ABD korumacı politikalarına silahlı operasyonlar da dahil oldu.

12 gün önce ABD, İran rejimini yıkmak ve İran’ın nükleer programını yok etmek amacıyla bir saldırı düzenledi. Buna karşılık İran da ABD'nin askeri üslerinin olduğu üçüncü ülkeleri de hedef alan füze saldırıları ile karşılık vermesi ve Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla adeta piyasalara da füze atmış oldu. Çatışmaların etkisiyle Avrupa’da gaz fiyatları 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Orta Doğu gerilimi uluslararası petrol fiyatlarında da yeni zirvelerin yaşanmasına neden oldu. Pazartesi günü petrolün varil fiyatı 115,45 dolara ulaştı. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki duraklama nedeniyle ihraç edilemeyen petrolün depolama kapasitelerini zorlaması, Suudi Arabistan ve Irak başta olmak üzere bölge ülkelerini günlük milyonlarca varillik kesintiye gitmek zorunda bıraktı.

Dünya ekonomisi tam bir kaos ortamına sürüklenirken IMF’de daha sık ve beklenmedik şokların yaşandığı bir döneme girdiğimizi enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanmanın dünya genelinde yeni bir enflasyon dalgasını tetikleyebileceğini belirtti. Orta Doğu'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini duyuran IMF, bölgede ticaret ve ekonomik faaliyetlerde aksaklıklar, enerji fiyatlarında yükseliş ve finansal piyasalarda artan oynaklık gözlemlediklerini belirterek mevcut durumun hâlâ çok değişken olduğunu ve bu gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki etkisinin belirsizliğini koruduğunu vurguladı. Ekonomik etkinin, çatışmanın süresi ve boyutuna bağlı olarak şekilleneceği ifade edildi.

Nitekim Trump, hafta sonu yaptığı değerlendirmede saldırıların 3-4 hafta devam edeceğini hatta büyük dalganın henüz gelmediğini belirtmişti. Ancak salı günü Trump’ın İran savaşının yakında sona ereceğini söylemesinin ardından petrol fiyatları sert şekilde geriledi. Küresel enerji piyasalarını sarsan çatışma ve artan enflasyon endişeleri üzerinde artan baskıyla birlikte piyasalar yeni bir dalgalanma yaşadı. Trump’ın bu birbiriyle çelişen karışık mesajları dünya ekonomisinde öngörülmezliği artırıyor. Buna rağmen Sayın Şimşek yaptığı değerlendirmede, “Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın bu süreci rasyonel bir şekilde değerlendirmesi önem arz ediyor” diyerek yine sorumluluğu ekonomik aktörlere yüklüyor. Kaldı ki enerji şoklarının kalıcı olmayabileceğini söyleminin de ne kadar rasyonel olduğu tartışma götürür.

Yaşanılmakta olan süreçten Türkiye’nin enerji darboğazı, yük taşımacılık trafiğinin bozulması, petrol fiyatlarındaki hareketliliğin enflasyonu yukarı yönlü baskılaması, cari açık da görülecek atış, güvenlik, göç, turizm ve bölgesel ticaret kanalları üzerinden etkileyeceği göz önüne alındığında temkinli yaklaşılmasının önemi ortaya çıkıyor. Elbette ki bazı önlemler alınıyor:

*TCMB’nin finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdiğini açıklaması ve TL uzlaşmalı vadeli Döviz Satın Alım İşlemlerine yeniden başladı.

*SPK’nın da 2-6 Mart tarihleri arasında Borsa İstanbul pay piyasasında açığa satışı yasakladı. Hatta bu tedbirin uygulanma süresini 13 Mart 2026 seans sonuna kadar uzattı.

*Cumhurbaşkanı kararı ile devreye alınan eşel mobil sistemiyle bazı petrol ürünlerinin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75'ine kadar ÖTV'si indirilmesi kabul edildi. Ancak rağmen bu indirim fiyatı baskılamada yeterli olmadı. 3 kez benzin ve motorine zam yapılmak durumunda kalındı.

*Ticaret Bakanlığı da "bölgedeki gelişmeler ve tedarik süreçlerine yansımaları dikkate alınarak, tarım sektöründe üreticilerin maliyetlerinin artmasını önlemek ve bu suretle gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışının önüne geçmek amacıyla gübre sektöründe arz güvenliğini teminen gümrük vergilerinin sıfırlandığını" bildirdi.

Bunları başka hangi adımlar izler ya da izler mi önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak savaş olmasa dahi gıda enflasyonu ülkemizin ekonomik gerçekliği. Gıda enflasyonunun manşet enflasyonunun 3 katına ulaştığı dikkate alındığında bir gıda krizinin yaşandığı kabul edilmeli. Bu bağlamda bu defa da Orta Doğu’daki gerilim yeni bir bahane olarak gösterilmemeli ve yapısal reformlar bir an önce hayata geçirilmeli.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serap Durusoy Arşivi

Aynı yönde devam

15/01/2026 07:00

Yastık altına umut bağlamak

11 Aralık 2025 Perşembe 07:00

İyimser Büyüme ve Enflasyon Verisi

04 Aralık 2025 Perşembe 07:00

Yoksulluğa Kavramsal Çözüm

27 Kasım 2025 Perşembe 07:00