Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

Yarın 1 Nisan: Şaka Günü...

1 Nisan'da şakalar umut üzerine yapılır...

Umuda en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz.

Sizi gülümsemeye davet ediyorum...

Dünyada tüm savaşların bittiğini; küresel barış ilan edildiğini, fuhuş organizatörü pedofili (sübyancı) Jeffrey Epstein’in tezgahından geçtiği belgelenen ABD ve Avrupa'nın ahlaksız yöneticilerinin Epstein Adasında gözaltına alındıklarını, Batı ülkelerinin soykırım ve sömürgecilikten mahkum olduklarını; varlıklarının yarısını Afrikalılara ödemeye mecbur edildiklerini söyleseler, güler misiniz?

Ülkemizde enflasyonun sıfırlandığını, gelir dağılımı adaletinin gerçekleştiğini; varlıkta ve yoklukta tüm vatandaşlarımızın eşitlendiğini, açlık ve yoksulluk sınırı tanımının kaldırıldığını; her insanımızın onurlu bir yaşam için yeterli bir gelire sahip olduğunu, PKK'nın bağımsız Türk yargısına teslim olduğunu, Apo'nun Türk Milletinden özür dilediğini, parlamenter sisteme yeniden dönüldüğünü; millet egemenliğinin, yargının bağımsızlığının, hukukun üstünlüğü kuralının yeniden hayata geçtiğini, müjdesini verseler, güler misiniz?

1 Nisan şakası deyip geçmeyin...

Umut edelim, isteyelim! neden olmasın!...

Yaşama anlam katan en değerli duygu umuttur; tüm olumsuzluklara karşın yaşama enerjimizin kaynağıdır. 1 Nisan 'Şaka Günü' olduğu kadar UMUT GÜNÜDÜR!

İnsanların her şeyini alabilirsiniz/alabileceğinizi gösterebilirsiniz ancak "iyi olacak" ümidini yok edemezsiniz.

Her insanın doğuştan sahip olduğu 'Yaşama Hakkı'nın doğal sonucu, umuttur.

Günümüzde, insanlık, gücün hukukunu kullanan zorbalar karşısında çaresizliğin burukluğunu yaşıyor, umuda/gülmeye çok ihtiyacı var...

Bugün dünyada ve ülkemizde yaşadıklarımız 1 Nisan şakası gibi...

Dünyanın en akıllı insanlarının ülkesi olduğu iddia edilen Amerika'nın en akıllısı(!) (seçildiğine göre) Başkan Trump, bakanları ile yaptığı toplantıda İran savaşını anlatırken savaşın gerekçesi olarak "nükleer gücü delilerin eline bırakamayız" diyerek önündeki masada bulunan kırmızı butona basacak gibi yapıyor; Japonya'nın Hiroşima ve Nagasaki şehirlerine atom bombası atarak yüz binlerce insanı öldüren atalarını hatırlatarak yeni bir 'Amerika deliliği' ile tehdit ediyor; acı içinde gülüyoruz...

Filistin'de, Gazze'de, Lübnan'da şimdi de İran'da öncelikle çocuk ve kadınları acımasızca katleden/soykırım yapan bundan dolayı Uluslararası Lahey Adalet Divanı'ında 'savaş suçlusu' olarak mahkum olan Netanyahu'yu "O bir savaş kahramanıdır, birlikte çalışıyoruz" diyerek sahiplenen Trump, "Ortadoğu'yu zorbalardan kurtardık" diye övünerek İran savaşını anlatıyor; acı bir şaka değil mi?

'Sirkatin söyler merd-i kıpti seceat arz ederken' demiş atalarımız...

Vietnam'ı, Irak'ı, Afganistan'ı unutmadık. Özgürlük ve demokrasi götüreceklerdi; Taliban'ı El Kaide'yi getirdiler, ölüm getirdiler. Şimdi İran'ı Molla rejiminden kurtaracaklarını, İranlılara özgürlük getireceklerini iddia ediyorlar; bomba yağdırıyorlar, şaka gibi...

Az kaldı; Hürmüz Boğazı'nda boğulacakları günlere az kaldı. Çanakkale'de olduğu gibi arkalarına bakmadan kaçtıklarını seyredeceğiz ve çok güleceğiz...

Dünya tam bir komedi sahnesi. Yılın her günü 1 Nisan; ancak gülerken gözlerimizden yaş yerine kan geliyor(!)

Ülkemizde durum çok da farklı değil.

Tarım ülkesi Türkiye'de gıda enflasyonunda dünya üçüncüsüyüz; 4 yıldan buyana Rus ayısı ile boğuşan Ukrayna'da gıda enflasyonu %8 iken bizim ülkemizde %31.7. Etin kilosu Ukrayna'da 8.12 dolar, ülkemizde 21.9 dolar. Komik değil mi, gülmek serbest...

"Nas var naas; faiz haram" diyen Sayın Cumhurbaşkanımızın yönettiği güzel ülkemizde 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde faiz ödemeleri için ayrılan ödenek 2 trilyon 742 milyar TL olarak öngörülmüştür; hani nas vardı?

Tarım Bakanlığı'na göre ülkemizde 2.7 milyon çiftçi ailesi kayıtlı (aslında bu sayı 5 milyona yakın) yani tarımdan geçinen en az on milyon insanımıza 2026 yılı bütçesinde 162 milyar lira destek verilmesi öngörülürken bir avuç tefeciye 2.7 trilyon lira faiz ödenecek; komedi mi dram mı?

Gülmek veya ağlamak sizin takdirinizde...

Türkiye'de sosyal yardım alan hane sayısı ise yaklaşık 4,57 milyon yani 20 milyon insanımız muhtaç; ele bakıyor. 2026 yılı bütçesinde doğrudan sosyal yardım ve destekler için 917 milyar TL ödenek ayrılmış, fazlasına paramız yokmuş(!)

Ancak, tefecilere 2026 yılında bunun üç katı ödenecek; kızmak serbest...

Geçen hafta, bayram yaptık. Ama bayramda 10 kadın yakınları tarafından öldürüldü üçü de yaralandı, iki de şaibeli ölüm var…

Yarın 1 Nisan.

Gülmeye hakkımız yok...

Ağlasak daha iyi olacak!

Her şeye rağmen umudumuzu yitirmeyelim!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi

Gündem; Savaş...

24/03/2026 07:00

Akılsız savaş

17/03/2026 07:00

Yalan içinde ölmek

24/02/2026 07:00

Yeniden "Yeni Suriye"

10/02/2026 07:00

Gündem toplumu yoruyor

03/02/2026 07:00

Yeni Suriye

27/01/2026 07:00